parallax background

DERNEK NEDİR NE İŞE YARAR

Dernek Hakkında
Nisan 3, 2021
 

Kurumsal kimliği, yazılı kuralları, ilkeleri olmayan, gelenek-görenek, kulaktan duyma bilgilerle
yönetilen yapılar, kişilere bağlı kalır, otoriter olur ve gelişemezler. O kişi veya kişilerin bir şekilde
görevi bırakmaları ile de yok olurlar. Daha önce kulüp şeklinde faaliyet gösteren derneğimizin
kurumsallaşma sürecinde neden dernekleşmeyi tercih ettiğini , “Neden Dernekleşme” isimli
metnimizde anlatıyoruz..

NEDEN DERNEKLEŞME ?

Dernek kurma hürriyeti, Anayasamızın 33. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu maddeye
göre, herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma
hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler temel olarak Türk Medeni Kanununun 56-100. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Ayrıca 5253 sayılı Dernekler Kanunu mevcuttur. Bu Kanuna göre,
“Dernek: Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı
gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışm alarını sürekli olarak
birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını ifade eder”(madde 2)
Kanunun 4. maddesi uyarınca, her derneğin bir tüzüğü bulunur. Dernek Tüzüğü, derneğin
faaliyet, yönetim ve denetimi ile ilgili hususl arı içerir.
Yukarıdaki hukuki dayanaklardan sonra, neden dernekleştiğimizi soru-cevap şeklinde
açıklayalım.

1)Dernekleşme ile toplumda daha etkin hale gelinir mi?

Evet, kişilerin tek başına yaptığı beyanlar toplumda yer bulmaz, ya da etkili olmaz. Kişi birliklerini
ifade eden dernekler adına yapılan faaliyet ve açıklamalara ise daha çok değer verilir. Bir başka
anlatımla dernek vasıtası ile daha güçlü bir birliktelik sağlanır.
Örneğin bir inşaat mühendisi veya avukatın tek başına yaptığı açıklamanın etkisi ile bir baro
başkanı veya inşaat mühendisleri odası başkanının yaptığı açıklamanın etkisi bir değildir. Aynı
şekilde bir parti altında örgütlenmiş milletvekillerinin gücü ile bağımsız milletvekilinin gücü de bir
değildir. O nedenle ne kadar büyük örgütlenilirse, o derecede etkinlik kazanılır.

2)Dernek olmadan İMZA ATAMAZMIYIZ ?

Dernekleşme ile dernek çatısı altında hak ve fiil ehliyetine sahip olunmaktadır. Tüm dernek
üyelerine faydalı olacak şekilde faaliyette bulunulabilmekte, sözleşmeler imzalanabilmektedir.
Örneğin derneğin düzenleyeceği etkinlikler için iş adamları, diğer sivil toplum örgütleri veya kişiler
ile sponsorluk sözleşmesi yaparak bu etkinliklerin mali külfetinin azaltması veya ortadan
kaldırılması mümkündür. Oysa, dernekleşme olmadan fiili birlikteliklerin, birliktelik adına kurumsal firmalarla bu türlü sözleşme yapma hakları bulunmamaktadır.
Motosiklet birlikteliğinin sembolü olan amblemin marka tescili yapılmak istenildiğinde, bu tescil
ancak belli bir kişi adına yapılabilir. O kişinin insiyatifinde kullanılacak amblem, hukuken o
topluluğun tamamına mal olmaz. Kişi onu başkalarına izin almaksızın devredebilir, satabilir,
kişinin borcundan dolayı üzerine haciz konabilir, ölümü ile mirasçıları amblem üzerinde hak ileri
sürebilir. Oysa, motosiklet birlikteliği dernekleşerek, amblemini dernek üzerine tescil ettirdiğinde, o derneğin mevcut üyeleri ve ileride üye olacak kişilerinin sembolü haline gelir ve yukarıdaki sakıncalar ortadan kalkar.
Tüzel kişiliğin olmadığı durum, hukuki olarak bir anlam ifade etmemektedir. Bir başka anlatımla
hukuki anlamda bir birliktelik söz konusu değildir. Sadece fiili bir birliktelik vardır. Ancak bu fiili
durum hukuken koruma altında değildir. Örneğin, BCC olarak bir sözleşme imzalanamaz, fiili bir
işlem ve sözleşmenin sonuçlarına, sadece o sözleşmeyi imzalayanlar muhatap olurlar. Sonuç
olarak dernekleşme ile hukuki varlık ve temsil yeteneği kazanılmaktadır.

3-Dernekleşme üyelere ne gibi bir yarar sağlar?

Kurumsal bir kimlik altında yapılan ve kamu denetimine tabi faaliyetler, bu faaliyetlere katılan ve
katkıda bulunanlara da güven vermektedir.

4-Dernekleşmenin hiç mi olumsuz yönü yok?

Dernekleşmenin tek olumsuz yönünün, dernek üyelerine ek maliyet gelmesi olduğu ileri
sürülebilir. Şöyle ki, derneklerin tutmak zorunda oldukları defterler, vermek zorunda oldukları
beyannameler, özellikle gelir ve giderlerine dair beyanlar, yapmak zorunda oldukları toplantılar ve
toplantılara çağrılar, organların seçim işlemleri ve bunların bildirimleri, yazışmaların yapılması vs.
işlemlerin profesyonel bir şekilde takibi, dolayısıyla da bunu sağlamak üzere görevlendirilecek
kişinin mali külfetine katlanılması gerekmektedir. Fakat, bu maliyet, dernek üyelerinin belli bir
sayıya ulaşması ile görmezden gelinebilecek nitelik alacaktır. Kaldı ki, şu anki yapılanmada
üyelerimizden aidat toplanmamaktadır.

5-Derneklerin Emniyet birimleri tarafından denetime tabi tutulması veya polis gözetiminde
bulundurulması rahatsızlık vermiyor mu?

Önceki Dernekler Kanunu genelde örgütlenme özgürlüğüne, özelde ise dernek kurma hakkına bir
güvenlik sorunu olarak yaklaştığı için, devlet ile sivil toplum kuruluşları arasında derin bir güven
bunalımına yol açmıştır.
En son kabul edilen Dernekler Kanunu ile Avrupa Birliğine aday ülke olarak dernek kurma ve
üyelik konusundaki kısıtlamalar azaltılmış, dernek faaliyetlerine serbestlik sağlanmış ve
derneklere uygulanan yaptırımlar ile bürokrasi azaltılmıştır. Dernekler Kanunu 19 ve 20.
maddelerinde gerekli görülen hallerde, derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda
faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup
tutmadıkları konusunda kolluk kuvveti mensuplarının (emniyet makamlarının)
görevlendirilemeyeceği; İçişleri Bakanlığı ve mülki idare amirlerinin ise, mesai saatleri dışında
denetim yapamayacağı; bu denetimlerin en az yirmidört saat önce derneklere bildirileceği; hakim
kararı olmadıkça, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda mülki idare amirinin yazılı emri
bulunmadıkça, kolluk kuvvetlerinin, dernek ve eklentilerine giremeyeceği; arama yapamayacağı
ve buradaki eşyaya el koyamayacağı hüküm altına alınmıştır. Sonuç olarak kolluk kuvvetlerinin
(emniyet mensuplarının) dernekler üzerindeki yetkisi kısıtlanmıştır.

6-Dernek aidat topladığı zaman, aidat ödeyenlerin hesap sorması, bu paralar nereye gidiyor
demesi rahatsızlık vermeyecek mi?

Böyle bir hesap sorma, saygı çerçevesinde gerçekleştiği sürece hiçbir sorun doğmayacaktır.
Dernek yönetimleri genel kurullarında üyelerine hesap vermekte, denetim organlarınca da
denetime tabi tutulmaktadırlar. Dernekleşme, gelir ve harcamaların kayıt altına alınarak, tüm
üyelerine hesap verilmesini sağlamaktadır. Şeffaf olmayan veya olamayan yönetimler tasfiye
edilmeye mahkumdur.
Derneğin yönetimi, gelir ve giderlerinin belli kişiler elinde toplanması, kişilere bağlı bir topluluk
oluşması anlamına gelir. O kişi veya kişilerin ayrılması ile fiili topluluk da sona erer. Oysa
dernekleşme ile kazanılan kurumsal kimlik, üyelerinin katkılarına dayandığından, yöneticilerin
ayrılması derneğin de son bulması anlamına gelmez.
Kuruluş ve gelişme aşamasında Derneğin önemli bir yükünün bazı kişiler üzerinde olması
normaldir. Fakat zamanla, Kurumsal kimlik oturacak ve yoğun olarak özveride bulunacak kişilerin
sayısı artacaktır.

7-Dernekler ticari, iktisadi, sosyal faaliyette bulunabilir mi?

Dernek işletme sahibi olabilir. Lokal açabilir. Derneklerin, tüzüklerinde gösterilen amaçları
gerçekleştirmek üzere, eğitim ve öğretim faaliyetleri için yurt, pansiyon; üyeleri için lokal açmaları
ve lokallerinde alkollü içki kullanılması ile bu tesislerin işletilmesi mülki idare amirinden izin
almalarına bağlıdır. Bu tesislerin açılması, işletilmesi ve kapatılmasına ilişkin esas ve usuller
yönetmelikte düzenlenir (Dernekler Kanunun m 26).

8-Dernekleşme olmadan Federasyona üye olunamaz mı?

Evet, Türk Medeni Kanunu m 96 uyarınca, federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş
derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle
kurulacağından, dernekleşmemiş birlikteliklerin federasyon oluşturmaları mümkün değildir.
Ayrıca, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye
sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle konfederasyonlar kurulabilmektedir.

9-Dernekleşme ile bağış almak daha kolaylaşır mı?

Dernekleşme, o derneğin amaçları konusundaki faaliyetler bakımından üçüncü kişiler veya
dernek üyelerinin yapacağı bağışlar bakımından güvence sağlar. Dernekleşmenin olmadığı
durumlarda fiili birlikteliğin daha iyi bir duruma gelmesi için yapılacak bağışın kime verileceği ve
akıbeti konusunda tedirginlik yaşanacaktır. Örneğin dernek merkezi olarak kullanılabilecek bir
dükkan veya bürosunu veya herhangi bir taşınmazını derneğe bağışlamak isteyen kişi, bu malın
dernek mülkiyetinde kalacağını, özel amaçlar için kullanılmayacağını veya elden
çıkarılmayacağını garanti altına alarak rahatlıkla tasarrufta bulunabilir. Fiili birliktelik durumunda
ise, hukuki bir varlığın bulunmaması nedeniyle, bağışlama konusunda isteksiz olunacaktır.
Görüldüğü üzere dernekleşmenin faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Türkiye çapında bu
şekilde derneklerin sayılarının artarak, ileride bir TÜRKİYE KURYELER Federasyonu kurulması
derneğimizin amaçlarından biridir. Böylelikle uluslararası alanlarda da sesimizi duyurabilir ve
daha büyük başarılara imza atabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir